zar falı

Kahve Falının Püf Noktaları ve Diğer Fallar

Posted on Mart 4, 2010. Filed under: astroloji, çay falıkum falı, çiçek falı, bakla falı, fallar, kahve falı, kahve falının püf noktaları, zar falı |






Kahve Falı

Kahve falı oldukça eski ve son derece klasik bir kehanet yöntemidir. Başta Türkiye olmak üzere özellikle Müslüman ülkelerde çok geçerli bir fal şeklidir.

Kahve fincanı telvesinin oluşturduğu şekillere bakarak yorumlanır. Yorum çoğunlukla fal bakan kişinin içinden hissettikleri ile ağırlık kazanır.

Nasıl Bakılır?
Bir çok falcıya göre kurallı olarak bakılan fal, konsantrasyon için şarttır. Eğlencelik tarzdaki kahve falları, basit kurallarla bakılan bir fal tarzıdır. Kahve fincanı saat istikametinin tersi yönünde, baş üzerinde üç kez çevrilir. Bu esnada bir dilek tutulur. Daha sonra tabağın üzerine doğru döndürülerek kapatılır.

Üzerine metal konarak çabuk soğuması sağlanır. Ayrıca bu metalin, fincan içinde çıkabilecek kötülükleri uzaklaştırdığına inanılır. Bazı falcılara göre de bu metal orada gelecek ile ilgili negatifliği önlesin diye fincan üzerine konurmuş.

Fincan on dakika sonra açılır. Işık, bakan kişinin arkasından gelecek şekilde oturulur. Fincan açılır. İlk önce fincanın orta noktasına doğru bakılır. Bu, fal bakmaya konsantre olmak amacıyla yapılır. Daha sonra fincanın ağız ile içilen noktasından itibaren saat yönüne doğru bir tur attırılır. Ondan sonra ilk başlangıç noktasından itibaren şekiller üzerine yorum yapılır.

Zar Falı
Kehanet Zarları :

Zarlar aracılığı ile kehanette bulunmanın kökeni antik çağlara kadar dayanmaktadır. Gelecekten haber verme sanatının burada anlatılan şekli değişik bir eğlence şekli olarak da kabul edilebilir. İsabet derecesine gelince; bu, tecrübe ile ortaya çıkacak bir husustur.

Yapılacak işleme gelince:

Soru listesini gözden geçirdikten sonra kendinize bir tane soru seçmekle işe başlamalısınız. Bir çift zarı atmak üzere avucunuz da sallarken, daimi olarak yalnızca bu soruyu aklınızda tutun, tek odaklandığınız yoğun düşünce soruya yönelik olmalıdır. Bu, sizin niyetiniz’dir. Bu sallama işine de, ya iki avucun uzu birbirine kapayarak veya daha iyisi bir bardak içinde yapmalısınız. Niyetiniz aklınızda olmak üzere zarları bu biçimde istediğiniz kadar salladıktan sonra bir masa üzerine atmalısınız ve noktaların hangi şekilde geldiğine bakmalısınız. Bu noktalarla alakalı cevap listesine bakmak sureti ile o listede sorunuzun karşılığı olan cevabı bulabilirsiniz. Bu tür kehanetle ilgili geleneksel kurala göre; bir kişi, bir seferde en fazla üç niyet tutmalıdır. Aynı biçimde bir niyet tutulduktan sonra yine aynı niyetin tutulması bakımından aradan makul bir sürenin geçmesi için mutlaka beklenmelidir.

Mistik Sunak

Niyetlere cevap aranır iken, bildiğimiz zarların yerine mistik sunak da kullanılabilir. Bu, yirmi bir küçük kareden oluşan bir tablodur. Her bir karede, zarların yüzlerindeki noktaların sayısı yazılı bulunmaktadır. Her kombinasyon yirmi bir’de on ihtimaldir. Bu tabloyu masa üzerine koymalısınız. Elinize bir kalem almalısınız. Gözlerinizi kapatmalısınız ve rasgele, kalemin ucu ile bir kare işaretlemelisiniz. Kalemin ucunun gösterdiği karede bulunan zar kombinasyon sayısına göre cevap listesine başvurmalısınız. Aynı, sanki zarlarla çalışıyormuş gibi niyetinizin karşılığını bulabilirsiniz.

Zamanından beri bu ve benzeri şekilde zarla çalışmalar parapsikoloji testlerinde çok kullanılır olmuştur. Nedeni ise bazı yetenekli kişiler, zarlarda istedikleri sayıları kendi arzularına göre getirebilmektedirler. Bu sebepten, en azından teori olarak, böyle kabiliyetli bir kişi açısından ( parapsikolojik olarak ) şu mümkündür: Hangi soruyu yada niyeti seçer ise seçsin ( ya da kendisine verilirse verilsin ), duru görü yeteneğiyle bu niyete uygun en güzel karşılığı seçebilmektedir. Bundan sonra psikokinetik yeteneğini kullanarak istediği gibi zar getirebilir. Böylece bir kişi, benzer şeyleri yukarıdaki tablo ile de yapabilmektedir. Bu sebeple, şayet isabetler ihtimal hesaplarının ötesine geçiyor ise, telaşlanmamak gereklidir. DÖİ ( Duyular Ötesi İdrak ) ile alakalı bir yetenek işe karışıyor olabilir.

Çiçek Falı
Çiçekleriniz ve Kişilik analiziniz

Her nesnede olduğu gibi çiçekler konusunda da insanların değişik tercihleri olmaktadır. Bu da her insanın kişiliklerinin birbirlerinden değişik olmasından kaynaklanmaktadır. İkiz olan kardeşler de bile bu gibi farklılıklara rastlanmaktadır. Mesela, ikizlerden bir tanesi gülü sever iken, bir diğer olan ikizler karanfili sever ve gülün kokusunu bile duymak istemez. Bu da ikiz bile olsalar kişilerin karakterlerinde olan çok küçük nüansları sergiler.

Bakla Falı
Kökeni Hindistan’a dayanan bir değişik çeşidi olan Bakla Falı , Avrupa’ya çingeneler kanalıyla yayılmıştır.

Bakla falı çeşitli boyutlardaki bakla, fasulye vb. hububat türlerinin kurutulmuşları ve küçük, değişik ebatlarda renkli taşlarla bakılan, kökü çok eskilere dayanan bir faldır. Genellikle çingene kadınlarının baktıkları bakla falı, yaygınlık bakımından çok bilinen bir fal türü olma özelliğini de taşır.

Fala bakmak için yer, zaman, ortam önemli değildir. Her an her yerde bakılabilir ve çok fazla bir kuralı da yoktur.

Falın bakılacağı malzemeye dokunmak ve ardından da niyet tutmak ilk şartıdır. Fal malzemesine dokunan, falı bakılacak kişinin ruhsal enerjisi, parmaklardan ve avuçlardan bakla tanelerine geçer. Bu hal fal taneleri üzerinde manyetik bir alan oluşturur.

Falcı bu bakla tanelerini hafifçe atarak onların yere saçılmalarını sağlar. Bu saçılma esnasında taneler, alanın titreşim sınırları dahilinde bilgi simgelerine göre bir diziliş yaparlar. Bundan sonrası falcının tele kinetik gücüne dayanmaktadır. O sırada da etkin bir durumda olan bu güç, şahıs, tutulan niyet ya da niyetteki olay ve şahıs’lar adına ruhsal alemle bağlantıya geçerek, simgelerle baktıran kişinin zihni arasında telepatik bağlantıyı sağlayarak falı yorumlar. İşte bu esnada fal bakan kişinin yanlış kanala girmesi ile yorumlamada yanlış bilgi vermesi baktıran kişiye yanlış bilgi aktarılmasına sebep olabilir.

Bakla falı çingeneler tarafından çok fazla ayağa düşürülmesi neticesinde de rasyonalistlerin dediği gibi basit bir iki tanenin insan yaşamını nasıl etkileyebileceği şüphesi, onu pek fazla itibar edilmeyen bir fal sınıfına sokmuştur. Yine de insanlar ara sıra eğlence olsun diye, bazen de zaman doldurmak açısından sıkça bakla falı baktırırlar.

Çay Falı
Günümüzde çay falı, kahve falı ile oldukça büyük benzerlikler gösteren bir fal çeşididir. Bu falda da aynı kahve telvesi gibi, bardak veya fincan dibinde kalan çay artıklarının oluşturduğu semboller doğrultusunda yorumlanır. Tıpa tıp kahve falında olduğu şekilde, bardak veya fincan, bir tabak yardımı ile ters çevrilme şekli ile bakılır. Kahve falında uygulanan aynı işlemler ve şekiller bu fal için de geçerlidir.

Fakat çay falı, gerek halk arasında tutulmaması, gerek de bakılış yönünden insanlara çekici gelmemesi bakımından çok az kullanılan bir yöntemdir. Günümüzde pek çok kişi böyle bir falın varlığından bile haberdar değildir. Gene de arada sırada bazı yerlerde bakıldığı olmaktadır.

Remil(Kum Falı)
Kum manasına gelen reml sözcüğünden türeyen Remil falının kökenini İdris Peygamber, Danyal Peygamber zamanına kadar dayandığını söyleyenler çoğunluktadır. Bir ismi de kum falı olan Remil, ilk önceleri kumun üzerinde yapılan noktalara bakarak açılırdı, sonraları ise, bu fal için özel tahtalar yapıldı, bunların üzerinde bakılma yöntemine başlandı. Remmaller, yani remil falı bakıcıları, bu falın kökeninin on altı satıra rasgele olarak işaretlenen noktalar olduğunu belirtirler. Bunların şekil ve yorumları, tek veya çift sayıdan oluşlarına göre belirlenirlerdi. Sorulan sorunun özelliğine göre cevap sistemi olan remilin tek olarak mana içeren şekilleri vardır.

Remilde tek sayılar nokta, çift sayılar ise birer çizgi olarak gösterilir. Kumu parmakla işaretlemek suretiyle, bir kağıda saymadan satırlar şeklinde noktalar koymak suretiyle veya zar atarak bakılabilmektedir remil falına. Ayrı yeten remilin temelini teşkil eden on altı işaretin kağıtlara çizilerek, torbadan çekilerek bakılma biçimi de vardır. Bu durum her işaretten dört adet hazırlanması gerektiği bakımından biraz zor bir yoldur.

Dörderli olarak ayrılan on altı satırdan meydana gelen remilde, satırların on beşten az, otuzdan çok nokta oluşturmaması gereklidir. Bu bir meleke işidir, onu falı bakacak olan remmal göz kararı yolu ile ayarlar. Dördüllerin ikinci satırı, ilk satırdan, üçüncü satırı ikinci satırdan, dördüncü satırı da üçüncü satırdan uzun olmalıdır. Remilin bu kuralına bir tek Reml-i Hazreti Ali adlı fal kitabında uyulmamaktadır. Onda üç satır hazırlanan noktalar ve her bir satırın bir önceki satırdan kısa olma zorunluluğu vardır. Ve o satırdaki noktaların sayısından sekiz çıkarılarak, yıldız isimlerinin yer aldığı listedeki yorumu okunur.

Remil İşaretleri Nasıl Değerlendirilir:

Bu işlemin başlaması bakımından adeta ibadet yapar gibi hazırlanmak gereklidir. Kişinin öncelikle aptesli olması, falın bakılacağı yerin son derece temiz olması gereklidir. Falı bakacak olan, baktıracak olan kişi temiz giyinmelidir, remil atmaya başlamadan evvel bir Ayete-l Kürsi, üç defa Ya Latif, üç defa İhdas, bir defa Fatiha ve özel bir dua okumak ve bütün bunları yaparken de kıbleye doğru dönmek gereklidir. Bu işleme başlamadan evvel ise kişi, tüm düşüncesini tuttuğu niyetine yoğunlaştırıp, sağ eli ile soldan sağa doğru noktalamaya başlamalıdır, her bir nokta atışında Allah’ın ismini anmalıdır. Remil falı bakımından uğurlu saatler veya durumlar vardır, bunlar ise ; bulanık hava, yağmur, kar, fırtına gibi durumlar ile kişinin karnının tıka basa dolu olduğu anlardır. Remil için en uygun zaman ise, deneyimler neticesi kuşluk vakti olarak isimlendirilmiştir.

Dokuz iyi, yedi kötü on altı işaretten ortaya çıkan remil de, pozitiflik ve negatiflik belirtileri de dört adet ayrı değer taşırlar. Bunlar; birinci derecede en güçlü oldukları anı sembolize eder iken, dördüncü derecede en zayıf değeri taşımaktadır. Pozitifliğin ismi sa’d, negatiflik belirtisinin ismi ise nahs olarak geçer. Derecelendirme ise,birinci derece dahil , ikinci derece sabit, üçüncü derece hariç , dördüncü derece munkalip ismiyle yapılmaktadır. Remilde oldukça önemli bir durum da remil baktıracak kişinin niyetini fal bakılmadan önce, açıkça söylemek zorunda olmasıdır. Buna neden olarak da işaretlerin sorulan soruya göre, cinsiyet, zaman, hastalık cinsi, yaş, eşyalar ve renklerin yorumu gösterilmektedir.

Reklamlar
Yazının Tamamını Oku | Make a Comment ( None so far )